İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşı, 19 Mart’ta yolsuzluk ve terör suçlamasıyla gözaltına alındı. 23 Mart’ta ise haklarında tutuklama kararı verildi.
Bu kararlar 19 Mart’tan itibaren bir dizi protestonun başlamasına ve halkın geniş bir kesiminin talep ve endişelerini eylemler yoluyla dile getirmesine sebep oldu.
Gösterilerin ön saflarında genellikle üniversite öğrencileri vardı.. Ancak anayasal hakkını kullanarak eylemlere katılan bu gençlerin bir kısmı, protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.
200’ü aşkın sayıda genç, tutuklu olduğu için bayramı ailesi ve sevdikleriyle değil, tutuklanan diğer arkadaşlarıyla birlikte cezaevinde geçirdi. Bu gençler arasında Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri de var. Bu süreçte Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci olan 10 kişi tutuklandı, 4 kişi ise ev hapsi aldı.
Boğaziçi öğrencileri, 3 Nisan Perşembe günü kampüste bir araya gelerek tutuklanan arkadaşları için mektuplar yazdı. Fayn oradaydı.
‘‘Çıkacakları günü sabırsızlıkla bekliyorum’’
Çıkacakları günü sabırsızlıkla bekliyorum ki onlarla tanışabilelim, onların mücadelesi için onlara teşekkür edebilelim.
Her saniye aklımdalar. Bütün tutuklu Boğaziçi öğrencilerine mektup yazdık burada, yazılmayan insan yok.
Mektubumu tanımadığım ama ismini duyduğum tutuklu bir arkadaşıma yazdım.
Onun mücadelesi ve direnişi o kadar hoşuma gitti ki ben ona yazmak istedim. Şiir yazdım mektubumda. Dışarıdan haberler götürdüm. İşte Muse konserini iptal ettiğimiz haberini verdim. Ona hocalarımızdan haber gönderdim. Mücadeleyi burada da sürdürdüğümüzü, her daim onların yanında olduğumuzu ve her daim de olacağımızı yazdım. Gündelik şeylerden de bahsettim, onların umutlarını arttırmak için kendilerine iyi bakmaları da söyledim
Gelecek ne getirir bilmiyorum. Bu olaylar nasıl sonuçlanır? Hiçbir fikrim yok. En azından bugünler bize mücadelemizde milyonlar olduğumuzu gösterdi ve umut verdi. Kesinlikle protestolarla bir şeylerin değişeceğine inanıyorum.
Gezide küçüktüm şu an 21 yaşındayım. Hayatımda ilk defa böyle bir direniş görüyorum ve bu benim kişiliğimi baştan aşağı değiştirdi, düşüncelerimi, umutlarımı aynı zamanda gözlemlediğim kadarıyla arkadaşlarımın, çevremin kişiliklerini, umutlarını da değiştirdi. Apolitik olan herkesin kişiliğini değiştirdi, herkesin hayatına bir şekilde dokundu bu dönem.