İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının yolsuzluk ve terör suçlamasıyla tutuklanmasının ardından farklı kesimlerin talep ve rahatsızlıklarını ortaya koyduğu ve hükümeti hedef alan kitlesel muhalefet şimdi de boykot çağrısı yapıyor.
Bu çağrılar toplumun tüketimden gelen gücünü hatırlatıyor ve artık bazı şeylerin eskisi gibi olmayacağının sinyalini de veriyor. Eskisi gibi olmayacaklar arasında beslenme biçimimiz de olabilir. Çünkü gıda asla sadece gıda değildir; oradaki bir değişiklik bütün bir sistemi değiştirebilir.
Zincir marketlere veda edecekler için adil, temiz ve ekolojik gıdaya nasıl ve nereden ulaşılabileceğine dair ufak bir giriş yapalım istedik.
Daha fazlası için herkesin kendi yerelinde kendi mini araştırmasını yapması gerekiyor çünkü bu tür gıdanın yapamadığı (ya da yapmadığı) şey reklam. Nerede varsa bulup çıkarmak ve yaşatmak da bizim görevimiz ya da “türetici” olarak sorumluluğumuz; ama önce bu kavramın ne olduğuna bir bakalım.
Tüketici değil, türetici
Türetici, üretici-tüketici kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir terim. Tüketicilerin gıda ve başka alanlarda üretim sürecine de müdahil olması gerektiğini, aslında hepimizin tek bir bütünün parçaları olduğumuzu vurgulayan bir kavram.
Türetici olmak için, her şeyin önümüze hazır konulduğu tüketiciliğin konfor alanından çıkmak gerekiyor ama başka bir dünya istiyorsak biraz emek harcamaya da razı olacağız, başka yolu yok.
Yeri gelmişken adil gıda kavramını da açıklayalım. Adil gıda da hem insanın hem de bir bütün olarak doğanın hayrına, kimyasal zehirler kullanmadan ekolojik esaslarla, toplumsal faydayı ve küçük üreticiyi gözeterek üretilen, toprağı da toprak işçisini de sömürmeyen, besleyici ve sağlıklı gıda anlamına geliyor.
Türeticiler olarak adil gıdaya erişmek için yapabileceklerimize gelince, ilk sırada üretici pazarlarına göz atmakta fayda var.
1. Üretici pazarları
Her şeyden önce adil gıda üreticilerini bulup onları başımızın üstünde taşımalıyız. Üreticileri kendimiz, yaşadığımız yerelde arayıp bulabiliriz ama bu her zaman mümkün olmayabilir. Daha önemlisi, “doğal” diye satılan gıdaların ne gibi kimyasallar içerdiğini anlamak çoğu zaman oldukça zor. Eğer tek hedef üreticiden almak değil de üreticiden “temiz” gıda almak ise, bu amaçla kurulmuş pazarlara gitmek daha iyi olur.