Tam dört yıl önceydi... 20 Mart 2021 sabahı uyandığımızda, gece yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alındığını şaşkınlıkla öğrenmiş, “kara pazartesi”yi nasıl geçireceğimizin derdine düşmüştük. 

Oysa kararacak olanın sadece 48 saat sonraki pazartesi değil, bugüne kadar geçirdiğimiz koca 48 ay olduğunu algılamamız için ihtiyacımız olan tek şey zamanmış.

Ağbal krizinin sene-i devriyesindeki kriz ekonomiye ne yaptı? 

19 Mart 2025 sabahı da kısa süren yalancı bir baharı küllendiren kasvetli bir sabahtı… Ağbal krizinin, kötü bir anının sene-i devriyesi olarak hatırlanacağı bir gün olacaktı. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve iki ilçe belediye başkanının içinde olduğu 106 kişinin gözaltına alınmasıyla dolar 41 TL’nin, avro 44 TL’nin, gram altın ise 4.000 TL’nin üzerine çıktı. 10 yıllık devlet tahvili getirileri yılın en yüksek seviyesine fırladı. 

Borsa İstanbul güne devre keserek (volatil hareketler nedeniyle işlemlerin geçici olarak durdurulması) başladı, bir devre daha keserek devam ettirdi ve günü 941,94 puan, yani yüzde 8,72 düşüşle tamamladı. Kapanış gongunun çalmasıyla yatırımcının milyonlarca lirası buharlaştı. 

Türkiye’nin beş yıllık ülke risk primi anlamına gelen CDS primi 279 puana yükselerek son beş ayın zirvesine çıktı. TCMB’nin kur artışını baskılamak için üç günde yaptığı dolar satışının 23 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.

2021’deki “kara pazartesi”de ne olmuştu? 

Ağbal’ın görevden alındığı gün, Türkiye’nin yaşadığı “kara pazartesi”de dolar kuru yüzde 14, uzun vadeli faizler 2,8 ila 4,8 puan aralığında yükselmiş, CDS primi 280-310 seviyelerinden 465 puana fırlamış, borsa endeksi yüzde 6,65 düşüşle devre keserek başladığı günü, devre keserek devam ettirip yüzde 9,79 eksiyle kapatmıştı. 

Son sekiz yılın en sert düşüşü olan bu bir günlük kayıp tek başına 2021’in tüm kazançlarını silmişti. Ağbal’ın görevden alınmasını izleyen 10 günde döviz rezervleri de 6,8 milyar dolar erimişti.

Ekonominin başındakilerden sakinleştirici mesaj geleneği 

Kimilerine göre sivil darbenin sabahındaysa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, “Piyasaların sağlıklı işleyişi için gereken her şey yapılıyor. Uygulamakta olduğumuz ekonomi programı kararlılıkla devam ediyor.” diyordu. Sanki o da VPN kullanıyor gibiydi.

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Ağbal’ın görevden alınmasından sonra,“Serbest piyasa mekanizmasından herhangi bir taviz kesinlikle söz konusu olmayacak, liberal kambiyo rejiminin uygulanmasına kararlılıkla devam edilecektir.” sözleri ile biten bir yazılı açıklama yapmıştı.